Image 01  

Şile Tarihi

 

 Araştırmalar bölgede Cilalı taş devrinden beri insanların yaşadığını ortaya koyar. Kefken ile Bulgaristan sınırı arasındaki Karadeniz sahil kesiminde yapılan prehistorik çalışmalar ve toplanan veriler, Şile'nin Ağva ve Sahilköy (Domalı) köylerinin İstanbul'un en eski buluntu yerleri arasında olduğunu doğrular.

 Şile'nin tarihi; istilalar, kuşatmalar, savaşlar ve farklı kültürlerin bölge üzerinde egemenlik kurma yolundaki çalışmaları ile doludur. Tarih içinde Hitit, Frigya, Lidya, Pers, Bithynia, Roma, Bizans egemenliğinden kalan bölge de, sonunda Kurtuluş Savaşı'nın ardından Türk topraklarına dâhil olur.

   Şile'nin içinde yer aldığı Kocaeli Yarımadası toprakları; Sakarya Nehri, İstanbul Boğazı, Karadeniz ve Marmara Denizi arasında yer alır. Bu bölge tarihçiler tarafından bithynia (Bitinya) memleketi olarak adlandırılır. Tarihçiler, Trakya kökenli bir kavim olan Bitinler'in M.Ö.8.YY'da Anadolu'ya göç ettiklerini kabul eder. Tarihçiler Bitinler'in bir kolu olan Tin denilen bir kavimden de bahseder. Araştırmalardan edinilen bulgular, Tinler'in Bitinler'le beraber Küçük Asya'ya, Bithynia (Kocaeli) Yarımadası'na göç ettiklerini ortaya koyar. Tinler kuzeyde sahillerde, Bitinler ise güneyde, memleketin iç taraflarında yerleşimler oluştururlar.
   Günümüzde Şile ilçesinin bulunduğu yerde kurulan ilk yerleşik kent Philee'nin; yaklaşık olarak M.Ö. 8. Yy' da ilçenin kuzey kesiminde, deniz kıyısındaki kumsalın hemen ardında yükselen kayalar üzerinde inşa edildiği bilinir. Bu ilk yerleşik kenti kuranların kimler olduğu araştırıldığında, bulgular bizi Miletos'lu bir kavime yönlendirir.

 Şile çevresi çok engebeli bir arazi yapısına sahip olduğundan ve eski çağlarda kara tarafından ulaşımı çok güçleştirilecek şekilde sık ormanlarla kaplı bulunduğundan, uzun çağlar boyunca, bölgeye ulaşmanın sadece deniz yolu ile mümkün olduğu bilinir. Bu bilgiler ışığında Şile'ye yerleşen ilk toplulukların denizci bir kavim olduğu sonucu çıkar. Tarihe baktığımızda, Miletos'luları M.Ö. 8. yüzyıllarda Marmara Denizi kıyılarında bir takım ticaret kolonileri kurduğu görülür. M.Ö. 7.yüzyılda, bu sefer Karadeniz'e Miletos'luların Karadeniz sahillerinde de birçok güçlü kıyı şehirleri kurduğu bilinir.

 Rum nüfusunun hâkim olduğu Şile çevresine, Selçuklular tarafından 14. Yüzyıldan itibaren Anadolu'dan getirilen Türkmen aşiretleri yerleştirilir. Türkmen aşiretleri, yerleştikleri bölgelere kendi isimlerini verirler. Hasanoğulları' nın yerleştikleri yerin adı Hasan köyü olarak anılır. Benzer şekilde Çengiloğulları Çengelli köyüne, Gökçeler Göçe köyüne, Gökmenler; Karamandere köyüne, İsaoğulları; İsa köye, Yakupoğulları Yakuplu köyüne ismini verir.
 1391 yılında Sultan Yıldırım Bayezid kumandanlarından Kara Timurtaş Paşa'nın oğlu Yahşi Bey, Şile'yi alır. Ancak Yahşi Bey'in İstanbul kuşatmasına katılmak üzere İstanbul üzerine ilerlemesini fırsat gören Bizanslılar hemen ardından tekrar Şile üzerinde egemen olurlar. 1395 yılında Yahşi Bey Şile'yi ikinci defa fetheder ve Osmanlı topraklarına katar.

 Osmanlı İmparatorluğu yenilip, Mondros Mütarekesi'ni imzalamak zorunda kaldığında Şile'nin egemenliği yeniden el değiştirir. Mondros Mütarekesi hükümleri gereğince 1920'de, silahtan arındırılan Boğazlar bölgesi sınırları içinde alınan Şile, İngilizler'in denetimine verilir. Şile 1920'de uğradığı İngiliz işgalinden, Türk ordularının İzmir'e girişinden sonra İstanbul üzerine yürüyen III. Kolordu birliklerinden bir süvari tümeni tarafından 7 Ekim 1922'de kurtarılır.

Cumhuriyet'in ilanı ile birlikte 1923'te ilk belediyelerden biri Şile'de kurulur. 1924'te bütün sancaklar vilayet yapıldığında, Şile idari olarak Üsküdar'a bağlı kalır. 1926'da yapılan yeni düzenlemeyle Üsküdar kaza haline getirilir ve İstanbul iline bağlanır. Şile 2004 yılında İstanbul Büyükşehir sınırları içine girer.